11 Ağustos 2017 Cuma

PLAJ ÇANTASI

Herkese Merhaba,
Hayırlı Cumalar,  

Malum artık diktiğimiz 
her şeyi blogdan önce instagram da paylaşır olduk! Plaj çantamı da yine önce instagram arkadaşlarım gördü. Siz hala instagram hesabımı görmediyseniz buradan inceleyebilirsiniz. Bence siz de gelin, biz çok eğleniyoruz orada ;)     



Bir kaç sene önce bu kumaş çok modaydı, gören hemen bir parça alıyordu. Ben de Bakırköy pazarında böyle küçük bir parça almıştım. Ne yapacağıma da karar veremeyince bu zamana kadar bekledi. Geçenlerde bir plaj çantasına ihtiyacım oldu ve hemen değerlendirdim kumaşımı.




Model oldukça basit ancak uygun iğnem olmadığı için dikene kadar iki tane iğne kırdım. Bu nedenle tek askılı yapmak zorunda kaldım.  


Kısaca tarif edersem; 
İstediğim ölçüde bir dikdörtgen parça kestim
Uzun kenarları birleştirip diktim
İçine küçük bir cep diktim 
Çantanın ağız kısmını genişçe içe kıvırıp diktim ve bu parçaya geniş ilikler açtım.
İliklerden hasır bir kemerimi geçirip çantanın ağzını büzdüm. 
Aslında iki askılı bir çanta düşünüyordum ama iğneler dayanmayınca tek bir askı dikip bitirdim. 


Daha önce diktiğim sarı elbisemle de kombinledim. 



Omuzda yada çapraz olarak da kullanılabilen çok amaçlı bir çanta oldu.    


7 Ağustos 2017 Pazartesi

TURUNCU PENYE ELBİSE

Herkese Merhaba, 

Instagramda kalıp denediğimden bahsetmiştim, kendi beden ölçümden çalıştığım kalıbın kol oyuklarını omuzuma oturması için bir beden küçük çizdim, kolları ise yine kendi bedenimden. 

Oğluma pijama dikmek içim aldığım bu kumaşı ise sadece kalıbı denemek için kullandım ama ortaya çok sevdiğim bir elbise çıktı. Denemem penye kumaşla başarılı sayılsa da esnemeyen kumaşlarda ne sonuç verir bilemiyorum. 



Üst bedende herhangi bir detayı yok elbisemin. Belini lastikle büzüp üst bedene ekledim. 


Aslında ilk böyle bir elbiseydi ancak bu aralar fırfır işine fena sardığım için gözüme basit göründü. Eteğini kısaltıp büzdüğüm başka bir parçayı eteğine ekledim. 


Henüz şehir içinde giymeye cesaret edemedim ama çok beğenen oldu bakalım belki bir gün giyerim. 





1 Ağustos 2017 Salı

Vual Kumaştan Diktiklerim

Herkese merhaba, 

Çoğumuz gibi ben de dokunmadan kumaş almayı pek sevmiyorum. İnternetten aldığım kumaşlar ise genellikle daha önce denediğim penye ve viskon gibi kumaşlar. Geçenlerde parcakumask'ın instagram hesabında bu kumaşı görünce desenlerine hayran oldum. Viskon sanmıştım meğer vual kumaşmış. Hiç denememiştim daha önce ama çok beğendiğim için bu güzelliği kaçırmak istemedim. 


Model araştırıp aynısını uygulamak gibi bir huyum olmadığı için en çok modele karar verme konusunda zorlanıyorum bu aralar. Çünkü modelden çok yakışması daha önemli benim için özellikle giyebileceğim bir şey olmalı! 


Şu yakası fırfırlı bluz kararsızlığımın eseridir. Yelekten artan parçalarla diktim bunu. Aslında fırfırı daha uzun olmalıydı ama kumaşı kırpa kırpa kuşa çevirince bu kadar çıktı. Kalıp olarak düz bir bluz kalıbını omuz hizasından biçerek kullandım ve yakasına istediğim genişlikte bir parça ekleyip lastikle büzdüm. Benim tarzım olmayan bir model olduğu için kardeşime hediye ettim.   


Yeleğim ise bir çok renk ve kıyafete uyum sağlaması ile kullanışlı ve sevdiğim bir parça oldu. 



19 Temmuz 2017 Çarşamba

Sarı fırfırlı elbiseler

Herkese Merhaba, 

Son zamanlarda çok şeyler diktim ve instagram da paylaştım ama ramazandı, bayramdı, tatildi derken blogumdan uzak kaldım. Sırayla hepsini paylaşmaya çalışacağım bakalım. 

İlk olarak instagramda da çok beğenilen bu sarı elbiselerden bahsedeyim istiyorum. 

Aslında önemli bir detayı yok bu elbiselerin ancak sarının tonundan mıdır nedir ben bile hayran oldum kendilerine. 

 İlk olarak bu triko elbiseyi diktim. Niyetim düz bir model kesmekti ama dalgınlıkla kumaşı kısa kesmişim, Nasıl uzatırım derken eteğine ayrı bir parçayı büzerek eklemek mantıklı geldi. Model kendi kendine çıktı ortaya tamamen doğaçlama :) Bunu gören arkadaşım ben de istiyorum aynısından deyince mecbur bir tane de ona diktim.   

Onun için de bu penye kumaşı kullandım. Onda farklı olarak kollara ve yakaya bant döndüm ve çabucak bitti. Eteğini de zigzag dikiş geçip bıraktım, kumaş penye olunca bu yeterli oluyor.  


Penye dikmeyi çok sevdiğimi hep söylüyorum. Dikimi oldukça kolay bir kumaş. Eğer dikişe yeni başladıysanız mutlaka penyeyi deneyin. Penye kumaş, ilk başlarda yorucu olabilen dikişte motivasyonunuzun artmasını sağlayacaktır. Tabi penye kumaş için jarse yada penye iğnesi almayı da ihmal etmeyin, yoksa dikemezsiniz. 


Şimdilik benden bu kadar, diğer diktiklerimi de toparlayıp en kısa sürede onların detaylarıyla da burada olmaya çalışacağım. bye :) 

30 Mayıs 2017 Salı

Pantol idi etek idi pantol idi ......

Merhaba, 

Bugün bir pantolonun önce etek sonra tekrar pantolon oluşunu anlatacağım :)  


Aslında bu eteğim daha önce bir pantolondu, aldığımda aşağıdaki gibiydi. Ben onu etek olarak kullanmayı tercih ettim ve geçen sene burada anlattığım şekilde eteğe çevirdiğim. 


Geçen gün eteğimi tekrar giydim de baktım ayağıma bacağıma dolanıyor, aşırı rahatsız, ben bunu en iyisi tekrar pantolona çevireyim dedim, bir kere aklıma koydum ya, saat akşam 10 olmuş duramadımaldım elime makası. 

Ben ne zaman yaptığım işe özenmezsem o iş çok güzel oluyor. Olmazsa da olmaz diyerek başladığım eteğimi şipşak kesiverdim, bel bandı hariç dikişlerini yaptım. Ertesi akşamda iftardan sonra yarım saatte kalan dikişlerini bitirdim, giydim rahat rahat oturdum :D 

Peki nasıl yaptım! 

Youtube eklediğim videoyu buradan izleyebilirsiniz ama buraya da bazı detaylarını yazmak istiyorum. 

Tekrar pantolon yapmak için, eteğe çevirirken birleştirdiğim dikişleri yine söktüm. Burada yan dikişlere asla dokunmuyorsunuz. Açıkta kalan kısımları ağ olarak kullanacağımız için herhangi bir pantolon kalıbınızı daha önce yine youtube kanalımda yayınladığım bu videomda anlattığım şekilde yerleştirip şekillendiriyor ve ağ dikişini yapıyoruz. Bel bandını da taktık mı işlem tamam. Sizin eteğinizin bel bandı yok ve beli lastikli ise lastik tünelini söküp lastiği çıkarmalı, orta dikişleri sökmeli ve ağ kısmını birleştirdikten sonra açtığınız lastik tünelini tekrar dikmelisiniz.   

Esnek kumaşlı eteklerinizi pantolona çevirmek işte bu kadar kolay!  

Sevgiler, :) 



         

25 Mayıs 2017 Perşembe

HOBBY İSTANBUL - 2 - ETKİNLİK SPONSORLARI

Merhaba, 

Sıra geldi Hobby İstanbul 2 etkinliğimizin sponsorlarından bahsetmeye. 

Etkinliğimize dört ayrı firma sponsor olarak destek verdi. 



Hem bir pasta sever olarak hem de tadıp beğendiğim bir ürün olduğu için ilk olarak Pasta Sanatından bahsetmek istiyorum. 

Pasta Sanatı bize, en popüler ürünleri olan renkli eklerlerinden ikram etti. 


Sizi bilmem ama ben Pasta sanatı ile tanışana kadar muzlu, çilekli, karamelli, fıstık krokanlı, oreolu, kestaneli, frambuazlı, ballı yada kahveli üstelikte düşük kalorili ekler yemedim. Sadece kendim değil aileme ve arkadaşlarıma da tattırdığım da hepsinden çok hafif ve leziz yorumunu aldım. Tam 21 çeşit ekler üreten Pasta Sanatının İstanbul içinde 14 ayrı şubesi ve bu şubelerden motorize paket servis imkanı da mevcutmuş. Eğer denemediyseniz bir kere denemenizi tavsiye ederim sonra zaten vazgeçemeyeceksiniz. 

Ayrıca, pastacılık mesleğine ilgi duyuyorsanız PSA Akademinin sunduğu pastacılık workshopları yada profesyonel pastacılık eğitimi imkanlarını da değerlendirebilirsiniz. 

Pasta sanatına bu leziz ikramı için tekrar teşekkür ederiz. 

Pasta Sanatını Instagram hesabından takip edebilirsiniz.


Biz dikiş severlerin, dikiş dikmek yanında elbette en sevdiği şey, dikiş ve hobi dergilerini karıştırıp ilham almak. Bu kitaplar da çoğumuzun en az bir kere tecrübe ettiği Creazion Elişi Patronlu Dikiş dergisinin yayıncısı olan Tuva yayıncılık tarafından tüm Türkiye ve Dünya da hobi severlerin beğenisine sunulmuş. 
Şimdi kitaplarımızı kısaca inceleyelim. 


Dikiş severler arasından Cafenohut blogunun yazarı Ayda Algın'ı tanımayan takip etmeyen yoktur sanırım. Dikiş ve blog macerasının başladığı ilk yıllarda bir kitap yazacağını hayal dahi etmezken şuan kendisine ait toplam 22 projenin yer aldığı Bebekler için Sevimli Dikişler  adında harika bir kitabı var. Kitapta bütün projeler yapım aşamalarını gösteren detaylı çizimler ile anlatılmış. 

Mutlaka alın bir karıştırın, parça kumaşlarınızı değerlendirmek için ilham alabileceğiniz enfes bir kitap olmuş. Hala takip etmiyorsanız Ayda Algın'ın instagram hesabı için lütfen buraya

Lovely Little Handmades blogunun yazarı Kerry Horsley tarafından hazırlanan ve Mevsimler temalı Dört Mevsim Patchwork kitabı da, çizim, kalıplar ve yakın plan fotoğrafları ile birlikte 18 ayrı kırk yama projesi içermekte.  


Benim favorilerim arasında bir de Sedef İmer'e ait Minik Dikişler kitabı var! 

18 mini patchwork projesi içeren kitapta aynı zamanda yorganlama, aplike, el nakışı ve İngiliz usulu kağıtla birleştirme gibi tekniklerde detaylı olarak anlatılmış. 

Şu iki panonun güzelliğine bakar mısınız. Özellikle sağdaki muazzam olmamış mı? Bu kitaptan da en kısa sürede bir tane temin edeceğim. 




Sevimli Dikiş projeleri de yine hobi ile başlayan bir yolculuğun eseri. Amy SINIBALDI de, bir çok kadın gibi kendi kendine dikiş dikmeyi öğrenmiş, hiç dikiş bilmiyorken 2006 yılında bir gayretle eşinin aldığı dikiş makinesinin karşısına geçmiş ve küçük bebek önlüğü ile başladığı yolculuğu şimdi Nana Company adında online bir markete dönüşmüş. Diktiği tüm güzellikleri de bu sevimli kitapta bir araya toplamış. Instagram hesabı için lütfen buraya.   






Tuva Yayıncılığa, bizleri bu yetenekli kadınların kitapları ile tanıştırdığı ve etkinliğimize destek verdiği için teşekkür ediyoruz.   


Bitkisel ürünler konusunda ilk akla gelen isimlerden olan Otacı da etkinliğimizi Bitki Özlü Şampuanı ile renklendirdi.  
%100 yerli sermayeli olan Otacı, hayvanlar üzerinde test yapılmadan üretilen geniş bir ürün seçkisine sahip. Otacı şampuanları içeriğindeki bitkisel özler ve Panthenol sayesinde saçları kırıklara karşı korurken, beslenip güçlenmesini ve kolay şekil almasını da sağlıyor.    


Şampuanı dün ilk defa denedim ve ardından saçıma fön çektim. Fazlasıyla kırık ve yıpranmış olan saçıma tek kat fön çektiğim halde hem çabuk şekil aldı hem de yumuşacık oldu. 



Şampuanı denedikçe etkileri hakkında yorumlarımı paylaşıyor olacağım.  



Özellikle güzellik, çamaşır ve ev bakım ürünleri konusunda 140 yıllık geçmişi ile Dünya çapında lider firmalardan olan Türk Henkel de etkinliğimizin bir diğer sponsoruydu. 

   Henkel etkinliğimizi, her evde kullanılan çamaşır ve ev bakım ürünleri ile destekledi.  



Vernel'in yumuşatıcı etkisi ve kokusunun güzelliği tartışılmaz bir gerçek ve severek kullandığım bir ürün. Üstelik konsantre olması da en büyük avantajı. 

Ben sıvı deterjanlara karşı biraz mesafeliydim ve Persil'in toz deterjanını kullanmayı tercih ediyordum. Ama Persil Sıvı Deterjanı denediğimde temizlik kalitesinin daha yüksek olduğunu fark ettim. Üstelik kokusu da harika. Denedikçe yorumlarımı yazmaya çalışacağım. 

Bref'in kullanmıyorum dolapta saklıyorum çünkü dolap içinde bile olsa banyoyu inanılmaz güzel kokutuyor. Bence böyle daha kullanışlı :) 

Renk koruyucu mendillerden daha önce hiç kullanmadım. Ama yeni aldığım farklı renkteki kumaşları tek seferde yıkamak için pratik olabileceğini düşünüyorum. Yeni kumaşları renk renk ayırıp yıkamak gerçekten çok zaman alıyor. 


Türkiye'nin ilk sıvı bulaşık deterjanı olan Pril de yine Henkel'in bize hediyelerinden biriydi. Her mutfağın vazgeçilmez ürünlerinden biri olan Pril'in farklı tüketici ihtiyaçlarına hitap eden geniş bir ürün yelpazesi olduğu da yine bilinen bir özelliği.  




Evet, güzel bir etkinliği daha bitirmenin mutluluğu ile önce takip eden ve okuyan herkese kucak dolusu sevgiler sunuyor ve destek olan tüm sponsorlarımıza sonsuz teşekkür ediyorum :)







20 Mayıs 2017 Cumartesi

KADIKÖY CUMA PAZARI

Herkese Merhaba, 

Bugün tatil ve cuma olduğu için yaptığım ilk plan Kadıköy cuma pazarına gitmek oldu.  

Çalıştığım için hafta içi olan pazarlara gitmem hiç mümkün olmuyor.

Eskiden cuma pazarı Kadıköy'ün içindeydi ve ben yazın iş çıkışı vapurla Kadıköy'e geçip pazarı dolaşır bir kaç parça kumaş alırdım. Şimdi yeri değiştiği için gitmem hiç mümkün değil. 

Aslında pazar dolaşmayı hiç sevmem yani o pazarın kalabalığını sevmiyorum ama konu kumaş olunca iş değişiyor! Onun için erkenden tezgahlar kurulurken gider kalabalıklaşmadan da pazardan çıkarım. Böyle daha keyifli oluyor, sakin sakin ohh pazar benim. 






Hadi bakalım mı pazardan neler almışım? 


Haki bu aralar en sevdiğim renk, gömlek dikerim sanırım bu kumaştan. 

Kahverengi olan süet gibi bir kumaş. Aldım ama ne diksem bilemiyorum hala. 

Sarı olan nasıl güzel bir triko  görseniz. Onunla ne diksem karar veremiyorum. Tavsiyeleriniz için aşağıda tek fotoğrafını da ekliyorum. Elbise, etek, hırka, kazak fikir verin bana   

Siyahların biri çelik örme, bu kumaşla pek anlaşamıyoruz ama aldım yine de, kullanırım bir şeye. 

Diğer siyah olan ise penye. 

Lacivert beyaz ise yine bir breton projesi olur sanırım. 


Bu aralar canım kloş etek dikmek istiyor çok! Bu renk düşünmediğim halde her yerde karşıma çıkıp aldırdı bana kendini! Şifon kumaşı da bununla kombin edeceğim inşallah, bakalım.  


Bunlarda süslemeler için aldıklarım. 


Aslında almak istediğim kumaşlar bunlar değildi ama aradıklarımı da unuttum karşıma çıkanları aldım mecbur :) 

Böyle işte, kısaca pazar güzeldi! 

İyi geceler