20 Mayıs 2017 Cumartesi

KADIKÖY CUMA PAZARI

Herkese Merhaba, 

Bugün tatil ve cuma olduğu için yaptığım ilk plan Kadıköy cuma pazarına gitmek oldu.  

Çalıştığım için hafta içi olan pazarlara gitmem hiç mümkün olmuyor.

Eskiden cuma pazarı Kadıköy'ün içindeydi ve ben yazın iş çıkışı vapurla Kadıköy'e geçip pazarı dolaşır bir kaç parça kumaş alırdım. Şimdi yeri değiştiği için gitmem hiç mümkün değil. 

Aslında pazar dolaşmayı hiç sevmem yani o pazarın kalabalığını sevmiyorum ama konu kumaş olunca iş değişiyor! Onun için erkenden tezgahlar kurulurken gider kalabalıklaşmadan da pazardan çıkarım. Böyle daha keyifli oluyor, sakin sakin ohh pazar benim. 






Hadi bakalım mı pazardan neler almışım? 


Haki bu aralar en sevdiğim renk, gömlek dikerim sanırım bu kumaştan. 

Kahverengi olan süet gibi bir kumaş. Aldım ama ne diksem bilemiyorum hala. 

Sarı olan nasıl güzel bir triko  görseniz. Onunla ne diksem karar veremiyorum. Tavsiyeleriniz için aşağıda tek fotoğrafını da ekliyorum. Elbise, etek, hırka, kazak fikir verin bana   

Siyahların biri çelik örme, bu kumaşla pek anlaşamıyoruz ama aldım yine de, kullanırım bir şeye. 

Diğer siyah olan ise penye. 

Lacivert beyaz ise yine bir breton projesi olur sanırım. 


Bu aralar canım kloş etek dikmek istiyor çok! Bu renk düşünmediğim halde her yerde karşıma çıkıp aldırdı bana kendini! Şifon kumaşı da bununla kombin edeceğim inşallah, bakalım.  


Bunlarda süslemeler için aldıklarım. 


Aslında almak istediğim kumaşlar bunlar değildi ama aradıklarımı da unuttum karşıma çıkanları aldım mecbur :) 

Böyle işte, kısaca pazar güzeldi! 

İyi geceler 



12 Mayıs 2017 Cuma

HOBBY İSTANBUL ETKİNLİKLERİ - 2 ANNELER GÜNÜ

Merhaba, 

Dikiş sever arkadaşlarımızla yaptığımız ilk etkinliğimiz o kadar güzel geçti ki, birbirimize doyamadık ve aylar sonra tekrar buluşmaya karar verdik. Anneler gününün yaklaşması sebebiyle de bu sefer anneler günü bahanesi ile toplandık. 

O sabah hava gerçekten çok kötüydü, sağanak yağmur yağıyordu ama benim sevgili dostlarım yağmur çamur demeyip çocuklarını da alıp geldiler. İlk etkinliğimize katılan arkadaşlarımızdan bazıları katılamadılar ama aramıza yeni katılan dostlarımız oldu. 

Şimdi bakalım o gün kimler kimler varmış!

Güzel Duru'nun duru annesi sevgili Nurşahcığım yine bizimleydi. Duru'yu ve Nurşah'ı tanıdıkça, Nurşah'ın annelik hakkında kitap yazması gerektiğini düşünüyorum. Maşallah, çok olgun ve uyumlu bir anne kız onlar.  

Toplantılarımızın neşesi, sevgi dolu, temiz kalpli Nesrin ablacım bizleri yine yalnız bırakmadı.  

İlk etkinliğimizden hatırlarsınız sevgili Mine hanımı, hep söylüyorum onsuz etkinlik düşünemiyorum diye. Yine tüm neşesini almış gelmişti. 

Funda hanımcığım nasıl kibar, nasıl zarif bir hanım anlatamam, uzun zamandır takip ediyor ve tanışmayı çok istiyordum, çok sevindim geldiğine.    

Güzel Nuraycım, azmine hayran olduğum yetenekli kadın, kısacıkta kalsa koştura koştura geldi. Bir daha uzun uzun oturmaya bekliyoruz.     


Vee dikip giydiği enfes kıyafetleri, güzelliğine güzellik katan kombinleri, keskin mizahını konuşturduğu fotoğrafları ile bizleri kendisine hayran bırakan Tûba Gün, bohçasına tüm neşesini, samimiyetini, güzel enerjisini atmış gelmişti. 



Tabii ki güzel Irmakçığım da bizimleydi, ayrıca Irmakta blogun da etkinlikle ilgili çok detaylı ve güzel bir yazı yazmış, kaçıranlar buradan okuyabilir.   

Canım kardeşim yine etkinliğin her anında yardımcım oldu. 





Aynı zevkleri paylaşan insanların muhabbetleri de doyulmaz oluyor. Dikiş makineleri hakkında konuştuğumuz videolarımızı instagram hesabımda paylaşmıştım. Bütün videoları toparlayıp en kısa sürede youtube kanalıma yüklemeye çalışacağım. 


Ve o gün ben, kendi dikmediğim şeylerle! 


Etkinliğimize Henkel, Tuva Yayıncılık, Pasta Sanatı ve Otacı hediyeleri ile destek verdi. Bir sonraki yazımda sponsorlarımızdan uzun uzun bahsediyor olacağım.  


Sevgilerimle, 




8 Mayıs 2017 Pazartesi

BRETON BLUZ (Namı diğer MARINE yada ÇİZGİLİ)

Merhabalaaar

Bu ara bahardan mıdır nedir, herkeste bir denizci tarzı giyinmeler, bir çizgili bluz üzerine kırmızı fular takmalar falan yalan yok, çok kıskandım, hatta biraz da sinir oldum! 


Bu bretoncu, marinci yada namı diğer çizgilici arkadaşları görünce verdim kendime gazı; "kızım sen denizci torunu, denizci yeğeni, bahriyeli kuzenisin, dik, giy bir breton, hakkındır" dedim! Tabi o dakikadan sonra, davullar, zurnalar eşliğinde başladı bende fikirler uçuşmayaaaa, hobaaaaa
! 

   

Neysee bretonların tarihini kısaca özetlersek; Bu bluzler 1800'lü yıllarda Fransız donanmasının ve deniz işçilerinin üniforması olarak kullanılmaktaymış. 

1900'lü yıllarda bu üniformalardan esinlenen, ikonik tasarımcı Coco Chanel'in yeniden tasarlayıp, denizcilik koleksiyonuna dahil edilmesiyle Dünya modasına kazandırılmış. 


Zaman içinde Dünyaca ünlü bir çok markanın koleksiyonlarına eklediği ve ünlü isimlerin de yoğun ilgi gösterdiği bretonlar, günümüze kadar güncelliğini ve cazibesini korumayı da başarmış.  




Bu kumaşların değişik bir cazibesi var, istediğiniz her renkle ve her kumaşla kullanıp enfes kombinler tasarlayabilirsiniz. Yırtık kotlar, deri etek ve ceketler, haki, lacivert, kahverengi, sarı, fuşya her renk ve seçenekle oldukça uyumlu. Ama benceee, bretonların en samimi dostu kırmızııı! Sizce? 





Bu fotoğraflarda denizciden çok motorcuya benzemiş olabilirim ama olsun sıkıntı yok benim baba da motorcu ve bretonları motorcular da giyer :) 



Kumaşım uzun zamandır duruyordu. Fırsat bulup böyle bir bluz dikmenin hayallerini kuruyordum. Hatta daha kumaşı biçmeden bu yazıyı bile hazırlamıştım. 

Ben genellikle bir şey dikmeye karar verdiğimde kafamda blog yayınını da kurgularım. Bu sefer aceleci davranıp, bluzu dikmeden bir ay önce yayını hazırladım. Bluzumu de 1 Mayıs tatilinde diktim, 2 Mayısta açılışını yaptım ve o gün bugündür üzerimde :) 

Kalıp olarak yine daha önce bir çok elbise, bluz, hırka vs vs'de kullandığım şu penyeler için uygun olan kalıbımı kullanarak diktim. Penye kumaş da olsa çizgili olmasından dolayı hatayı çok kabul etmeyen ve ekstra özen isteyen bir iştir breton dikmek. Ben çizgileri eşitlemeye özen göstersem de bir kaç yerde oluşan kaymalara mani olamadım! Kollarını ve eteğini kıvırıp diktim, yakasına ise bant dönerek bitirdim. O bile çok uğraştırdı, üç defa sökmek zorunda kaldım. 

Daha önce de çizgili kumaş çok diktim ve her diktiğime ayrı hayran oldum. Sanırım ben aşırı bir breton severim. :) 

Sevgilerimle ❤






     
   

2 Mayıs 2017 Salı

FİSTO GÖMLEK

Günaydııınn, 

Şimdi instagram kayıtlarına baktım da bu gömleğe Eylül ayında başlamışım ve yakasını yapamamış sinir olmuş bırakmışım. Sonra yakasını düzeltmiş, uzun olan kollarının manşetlerinden birini yapmış, yine bırakmışım. Taa ki bahar kokulu giysiler etkinliğine kadar. 



Etkinliğe katıldım ama ne kumaşım ne de kumaş almaya gidecek vaktim vardı! Aklıma bu gömleğim geldi. Etkinlik olmasa yine bitirmez, yüksek ihtimalle de bir süre sonra atardım. Öyle sıkılmıştım bu gömlekten! Ama şimdi iyi ki bitirmişim diyorum, bu etkinlik sayesinde rahat bir gömleğe daha sahip oldum.  



Kalıp, burada bahsettiğim ve daha önce ekose gömleğim de kullandığım robalı gömlek kalıbı. Sorunsuz güzel bir kalıp.  


Hafta sonu daha önce diktiğim jarse hırkamla giydim. 
   

Her zaman üşendiğim ilik açma işinde de gayret ederek iliklerini de açtım. Onca düğmemim arasında bir saat uygun düğme arayıp, bulduğum üç düğmeden ilkinin birini dikip beğenmeyip söküp, ikincinin beşini dikip yine beğenmeyip söküp, bu sonuncuya karar verip bir daha asla sökmemek üzere dikip şükür ki gömleğimi bitirdim. 




Bu etkinlik sayesinde kumaşım ziyan olmaktan kurtuldu. Etkinlik sahibi sevgili Gonca Ceylan Dikici'ye emekleri için tekrar teşekkür ederim. 

Sevgiler, 

17 Nisan 2017 Pazartesi

HAKİM YAKALI YELEK


Yaklaşık 10 gün önce, instagram da bu yeleğe başladığımı paylaşmıştım. Evet alt tarafı bir yelek ve ben ancak 10 günde bitirebildim! 

Yelek dikmek kolaydır aslında, hele de astarlı dikiyorsanız ultra kolaydır, yani bence öyle! Bunu astarsız diktim, sanırım onun için biraz yakası uğraştırdı. 



Daha önce elbise için kullandığım kalıbımı kullandım, omuz ve yanları birleştirdikten sonra baktım kol oyukları potluk yapıyor. Onu düzeltmek için yanlara birer pens attım. Bence fena olmadı pensli hali, daha düzgün oturdu üzerime. Yakayı nasıl yapmak istediğime karar veremediğim için iki defa dikip söktüm. Üçüncü seferde ise zaten artık kumaşım da kalmadığı için hakim yaka yapıp bıraktım. Yakayı beğendim mi beğenmedim. Bu sefer beceremedim. 


Yine yakanın bir kalıbı yok, kafama göre kestim diktim. Bu yöntem için artık bir video çekmeliyim çünkü her seferinde nasıl yapıyordum diye düşünmekten yoruldum. 


İlk olarak beyaz gömlekle giydim ama hiç iyi bir kombin olmadı, ikinci seferinde siyah bluz giydim içine, o daha hoş bir görüntü sağladı. Üstelikte çok kullanışlı oldu, böyle havalarda çok ihtiyacım oluyor benim böyle yeleklere. 


İşte böyle, çok yayın değeri olan bir şey değil ama dikmişim bir kere idare edin artık. 


     

19 Mart 2017 Pazar

PAZEN ELBİSEM


Pazen, desenlerinin güzelliği, kumaşının pamukluğuyla kendini sevdiren, sıcacık bir kumaş. Sanki insanın kalbini yumuşatıyor, eskiye o çocukluğunun sıcacık günlerine götürüyor sanki! Çiçek çiçek, ışıl ışıl, bahar gibi! Evet alaturka ama değişik bir havası var işte. 

Ne zaman kumaş alacak olsam dikkatimi ilk dallı güllü olanlar çeker. Ama gel gelelim giyim tarzım hiç bir zaman bu kadar desenli, çiçekli kıyafetleri giyebilecek türde olmadı. Çok isterdim böyle dallı güllü rengarenk kıyafetleri giyip de yakıştırabiliyor olmayı ama yok! 

Bir gün deneyebilirim ama 😉       


Ben etkinliği sonradan duyup katılanlardanım. Mericim de pazenli bir takım paylaşımlar görünce ne oluyor diye bir baktım ki etkinlik varmış, sonra baktım neredeyse bütün insta aleminden sevdiğim arkadaşlar katılıyor, "abi bensiz etkinlik mi olur" dedim atladım hemen. 

Etkinliği de günümüz modellerini pazene uygulayarak harika tasarımlar ortaya çıkaran Gonca Ceylan Dikici #pazenlerefısıldayankadınlar ismi ile hayata geçirmiş. 

Ne de güzel yapmışlar, aslında hepimizde ne hevesliymişiz bu güzel kumaşlarla oynamaya. Herkes kendinden bir şeyler katmış ve bence etkinliğin hakkını vermişler. Gonca ve Meri'ye sonsuz teşekkürler katılan herkesin de hayallerine sağlık.     

Bu kumaşa her baktığımda, lastik ayakkabıların içine giyilmiş yün çorapların üzerine lastikli bilekleri indirilmiş bir şalvar olarak hayal ediyorum. Belki kumaşım yetse şalvar olarak da dikebilirdim. 😉

Benim için böyle desenli bir kumaşı tek başına kullanmak cesaret edemeyeceğim bir şey olduğu için detay olarak kullanmayı tercih ettim ve yanına bir de siyah kumaş aldım. İlk aklıma gelen çift taraflı ceket dikmek oldu, ne kadar cimriysem kumaşı az almışım, yetmedi. Tabi mağazadan kumaş almaya pek alışık değilim ya :) 

Aldım kumaşlarımı önüme dedim ki ben bunu en iyisi elbise yapayım. Orasıydı burasıydı, ben bunu nasıl modernize ederim derken, sonunda belimi de ince gösterir diyerek pazeni elbisenin önüne yerleştirmeye karar verdim.       

Öyle her modele bir kalıp çıkartacak kadar sabırlı değilim, zaten o kalıpların hiç biri de benim bedenime uymuyor. Kendim için çıkardığım ve bedenime göre düzenlediğim birkaç kalıbım, onların üzerinde oynaya oynaya çıkardığım bir sürü de modelim var. Bu modelde öyle çıktı ortaya. 


Bu kalıp penye elbiseler için ve sadece böyle iki parça. Creazion dergisinden çıkarmıştım kalıbı, tavsiye ederim çok sorunsuz bir kalıp hem böyle iki parça olması da avantaj.    

Aldım kalıbımı önüme istediğim gibi çizdim üzerinde ve modelimi başka bir kağıda aktardım. İşte böyle iki tane kalıbım oldu.
Modelist kardeşler kızmasın bana, onların emeğine saygım sonsuz ama ben pratik iş seviyorum 😉      


Bu fotoğrafları çekerken oğlum yönlendirdi beni şöyle poz ver böyle poz ver diye yoksa benden böyle poz çıkmaz :) 




Pazen o kadar güzel bir kumaş ki, ne biçerken ne dikerken hiç üzmüyor insanı. Üstelikte modelini de üretebilen bir kumaş, baktıkça şuraya da ekleyeyim, hadi buraya da bir parça demekten çekinmiyorsunuz hiç. Detay olarak kullanılabilecek muhteşem bir parça. 


Bileğini uzun tuttum ve bir parça pazende oraya ekleyip dışa kıvırdım.  


Yakayı da yine kalıpsız pratikten kafama göre kestim.

 

Ben çok sevdim pazenle çalışmayı, bilseydim daha önce denerdim. Tecrübe etmeme vesile olan herkese tekrar sonsuz teşekkürler :) 


Etkinlik için dikilen diğer eserleri de görmek için Gonca hanımın sayfasını ziyaret edebilirsiniz.    





16 Mart 2017 Perşembe

Uzun Şal Yaka Triko Hırka


Dikiş dikmeye başladığımdan beri alış veriş yapamaz oldum! Eğer dikişi çok ciddi emek ve deneyim isteyen şeylere bakmıyorsam, ikinci defa düşünme gereği bile duymadan direk "ben bunu dikerim" deyip bırakıyorum. Bu hırka da öyle bir anın eseri! 

Aynı kumaşın grisinden bir hırka görmüştüm mağazada, ihtiyacımda vardı öyle bir şeye ama o an "Ben bunu dikerim, peki kumaşı nereden bulacağım, olsun farklı kumaş kullanırım" dedim ve almadım. 

Tesadüf Bakırköy pazarına gittiğim bir gün tezgahın birini karıştırırken bu kumaş geldi elime. Baktım renk farklı ama aynı doku, olsun! Peki ben o hırkayı unutmuştum bile nasıl böyle denk gelmişti, nasıl bir tevafuk! 
Aldım kumaşı, amacım bahar aylarında sabah işe giderken üzerime geçirebileceğim hafif bir hırka dikmekti. İstediğim modeli kestim, biraz diktim ama araya başka işler girdi ve aylarca bekledi hırkam. Geçenlerde tekrar aldım elime ve bitirdim, belki giymek bu bahara kısmet olur, kim bilir. 



Özel bir kalıbı yok, her zaman kullandığım bluz kalıbını kumaşa yerleştirdim ve istediğim uzunlukta biçtim kumaşımı. Yakasını şal yaka gibi bant ile döndüm eteğine de iki yandan yırtmaç yapıp bitirdim hırkamı.




Daha güzel fotoğraflar paylaşmak isterdim, inşallah bir gün işe giderken giyer ve güzel bir fotoğraf yakalarsam instagram da paylaşırım artık ;)