gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ağustos 2014 Salı

Bayramın 3. günü; Çarşambaya gittik

ohhhh bugün tatilimiş,
hem de bayramın üçüncü günü imiş,
ilk iki gün öpülecek eller öpülmüş, gezilecek yerler gezilmiş,
son gün kalmamış mı yapılacak işşş
bir de üstüne üstlük çarşamba mı imiiiiş   
bu durumda Fatih'in çarşambası bizi beklemez mi imiş

İşte bu halin verdiği mutlulukla, döküldük görümcemle yollara.

Az gittik uz gittik neyse ki uzakta değildi gerçekten fazla gitmedik.
Aman pazara gidiyoruz diye de ne sevindik ne sevindik

Pazara ilk defa gelen ben nereden başlar nerede biter bilmediğim için taksiden indiğimiz yerde saf saf pazarın girişini aradım. Meğersem pazar tamda indiğimiz yerden başlıyormuş. Halbuki ablamın yüzünün düşmesinden anlamalıydım.   

Sonuç olarak "CIK" pazar bizi beklemiyordu. Yine ifadesini alamamıştım pazarın.

Dilimizde "Çarşambayı sel aldıııııııııı" mısraları, telefonumuzda günün anlam ve önemini gösteren aşağıdaki fotoğrafla pazar tezgahlarının kurulduğu boş sokaklara baka baka evimizin yolunu tuttuk.
  
 
Şu fotoğrafıma bakıp bakıp öyle çok gülüyorum ki.
Ablam bu sokaklardan geçenken anlatıyor şurada şunlar burada bunlar satılıyordu diye. Dedim bundan bana iyi malzeme çıkar, tezgahlara karşı çek bir fotoğrafımı. 
Gidenler bilirler buralara da tezgah kuruluyormuş. Ben daha önce çok heveslendim ama bir türlü kısmet olmadı. Bayramın son günü de birkaç tezgahta olsa pazar kurulur hevesiyle gidelim dedik. Ama maşallah kimse gelmemişti ve bir tezgah bile yoktu.
 
İlk defa bu pazara gidiyorum bari bir tane kumaşçı bulasaydım iyiydi.
Bu pazar benden kaçıyor anladım sonunda :)
 
Alın size bu da bayramın üçüncü günü pazar kombini.
 
 
Çeşit çeşit kumaşlarımı sergiledikten sonra "bir çarşamba pazarı macerasının da sonuna geldik" şeklinde bitirmek isterdim yazımı ama olmadı bu seferde Çarşambayı yakalayamadım. :)
 
 
 
 
Not: Yazı yeni değildir gerçekten çarşamba günü yazmıştım. Biraz vakti geçti ama kusura bakmayın, o günmüş gibi okuyun ;)
 
 
Bu arada yorumlarda sorun varmış sanırım. Buradan yorum yapamayan arkadaşlar facebook sayfamdan da yapabilirler sıkıntı yok :D
 

4 Mart 2014 Salı

Koç Müzesi

Bugün sizlere booolll fotoğraflı bir post hazırladım.

Bu hafta sonu Koç Müzesine gittik ve daha önce neden gitmedik diye kendimize bol bol kızdık. Ben gerçekten bayıldım. Zaten müze ve tarihi mekanları gezmeyi çok severim onun için ben "dadından yiyemedim" o kaaaa güsel oldu yane :) 

Her şeyi anlatmak istiyorum hepsi bir bir aklımdan geçiyor ama yazmakla bitmez, anlatmakla anlatılmaz o kadar çok. Resmen bir tarih deposu. Hani tarihi eşyaların eski bir kokusu vardır, o kokuyu sever misiniz bilmem ama ben çok severim, orada bol bol içime çektim bu kokuyu.    

Biz saat 11 gibi girdik müzeye ve mecburen çıkmak zorunda kaldığımızda saat 15 idi. Yemeden, içmeden, dinlenmeden zamanın nasıl geçtiğini fark etmeden deli gibi gezdik. Çalışanları da oldukça kibar ve güler yüzlüydü. Öyle bazı müzelerde olduğu gibi aman ellemeyin fotoğraf çekmeyin gibi saçma sapan yasaklarda yok. Her şeye rahat rahat bakabiliyorsunuz.

Artık susuyorum ve sizi fotoğraflarla baş başa bırakıyorum.


İlk başta yelken okulu öğrencilerinin yelkenlerini suya indirişlerini seyrettik. 10 yaşında çocuklar yelkenle açılıyorlar. Bu harika bir şey, çok imrendim onlara  arkalarından bize de bi tur attırın diye seslendim ama duymadılar :)   


Bu da benim Paspal hafta sonu kombinim.

Gelelim Koç Müzesine,  

Arabalaaarrr :)