dergi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dergi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Mayıs 2017 Perşembe

HOBBY İSTANBUL - 2 - ETKİNLİK SPONSORLARI

Merhaba, 

Sıra geldi Hobby İstanbul 2 etkinliğimizin sponsorlarından bahsetmeye. 

Etkinliğimize dört ayrı firma sponsor olarak destek verdi. 



Hem bir pasta sever olarak hem de tadıp beğendiğim bir ürün olduğu için ilk olarak Pasta Sanatından bahsetmek istiyorum. 

Pasta Sanatı bize, en popüler ürünleri olan renkli eklerlerinden ikram etti. 


Sizi bilmem ama ben Pasta sanatı ile tanışana kadar muzlu, çilekli, karamelli, fıstık krokanlı, oreolu, kestaneli, frambuazlı, ballı yada kahveli üstelikte düşük kalorili ekler yemedim. Sadece kendim değil aileme ve arkadaşlarıma da tattırdığım da hepsinden çok hafif ve leziz yorumunu aldım. Tam 21 çeşit ekler üreten Pasta Sanatının İstanbul içinde 14 ayrı şubesi ve bu şubelerden motorize paket servis imkanı da mevcutmuş. Eğer denemediyseniz bir kere denemenizi tavsiye ederim sonra zaten vazgeçemeyeceksiniz. 

Ayrıca, pastacılık mesleğine ilgi duyuyorsanız PSA Akademinin sunduğu pastacılık workshopları yada profesyonel pastacılık eğitimi imkanlarını da değerlendirebilirsiniz. 

Pasta sanatına bu leziz ikramı için tekrar teşekkür ederiz. 

Pasta Sanatını Instagram hesabından takip edebilirsiniz.


Biz dikiş severlerin, dikiş dikmek yanında elbette en sevdiği şey, dikiş ve hobi dergilerini karıştırıp ilham almak. Bu kitaplar da çoğumuzun en az bir kere tecrübe ettiği Creazion Elişi Patronlu Dikiş dergisinin yayıncısı olan Tuva yayıncılık tarafından tüm Türkiye ve Dünya da hobi severlerin beğenisine sunulmuş. 
Şimdi kitaplarımızı kısaca inceleyelim. 


Dikiş severler arasından Cafenohut blogunun yazarı Ayda Algın'ı tanımayan takip etmeyen yoktur sanırım. Dikiş ve blog macerasının başladığı ilk yıllarda bir kitap yazacağını hayal dahi etmezken şuan kendisine ait toplam 22 projenin yer aldığı Bebekler için Sevimli Dikişler  adında harika bir kitabı var. Kitapta bütün projeler yapım aşamalarını gösteren detaylı çizimler ile anlatılmış. 

Mutlaka alın bir karıştırın, parça kumaşlarınızı değerlendirmek için ilham alabileceğiniz enfes bir kitap olmuş. Hala takip etmiyorsanız Ayda Algın'ın instagram hesabı için lütfen buraya

Lovely Little Handmades blogunun yazarı Kerry Horsley tarafından hazırlanan ve Mevsimler temalı Dört Mevsim Patchwork kitabı da, çizim, kalıplar ve yakın plan fotoğrafları ile birlikte 18 ayrı kırk yama projesi içermekte.  


Benim favorilerim arasında bir de Sedef İmer'e ait Minik Dikişler kitabı var! 

18 mini patchwork projesi içeren kitapta aynı zamanda yorganlama, aplike, el nakışı ve İngiliz usulu kağıtla birleştirme gibi tekniklerde detaylı olarak anlatılmış. 

Şu iki panonun güzelliğine bakar mısınız. Özellikle sağdaki muazzam olmamış mı? Bu kitaptan da en kısa sürede bir tane temin edeceğim. 




Sevimli Dikiş projeleri de yine hobi ile başlayan bir yolculuğun eseri. Amy SINIBALDI de, bir çok kadın gibi kendi kendine dikiş dikmeyi öğrenmiş, hiç dikiş bilmiyorken 2006 yılında bir gayretle eşinin aldığı dikiş makinesinin karşısına geçmiş ve küçük bebek önlüğü ile başladığı yolculuğu şimdi Nana Company adında online bir markete dönüşmüş. Diktiği tüm güzellikleri de bu sevimli kitapta bir araya toplamış. Instagram hesabı için lütfen buraya.   






Tuva Yayıncılığa, bizleri bu yetenekli kadınların kitapları ile tanıştırdığı ve etkinliğimize destek verdiği için teşekkür ediyoruz.   


Bitkisel ürünler konusunda ilk akla gelen isimlerden olan Otacı da etkinliğimizi Bitki Özlü Şampuanı ile renklendirdi.  
%100 yerli sermayeli olan Otacı, hayvanlar üzerinde test yapılmadan üretilen geniş bir ürün seçkisine sahip. Otacı şampuanları içeriğindeki bitkisel özler ve Panthenol sayesinde saçları kırıklara karşı korurken, beslenip güçlenmesini ve kolay şekil almasını da sağlıyor.    


Şampuanı dün ilk defa denedim ve ardından saçıma fön çektim. Fazlasıyla kırık ve yıpranmış olan saçıma tek kat fön çektiğim halde hem çabuk şekil aldı hem de yumuşacık oldu. 



Şampuanı denedikçe etkileri hakkında yorumlarımı paylaşıyor olacağım.  



Özellikle güzellik, çamaşır ve ev bakım ürünleri konusunda 140 yıllık geçmişi ile Dünya çapında lider firmalardan olan Türk Henkel de etkinliğimizin bir diğer sponsoruydu. 

   Henkel etkinliğimizi, her evde kullanılan çamaşır ve ev bakım ürünleri ile destekledi.  



Vernel'in yumuşatıcı etkisi ve kokusunun güzelliği tartışılmaz bir gerçek ve severek kullandığım bir ürün. Üstelik konsantre olması da en büyük avantajı. 

Ben sıvı deterjanlara karşı biraz mesafeliydim ve Persil'in toz deterjanını kullanmayı tercih ediyordum. Ama Persil Sıvı Deterjanı denediğimde temizlik kalitesinin daha yüksek olduğunu fark ettim. Üstelik kokusu da harika. Denedikçe yorumlarımı yazmaya çalışacağım. 

Bref'in kullanmıyorum dolapta saklıyorum çünkü dolap içinde bile olsa banyoyu inanılmaz güzel kokutuyor. Bence böyle daha kullanışlı :) 

Renk koruyucu mendillerden daha önce hiç kullanmadım. Ama yeni aldığım farklı renkteki kumaşları tek seferde yıkamak için pratik olabileceğini düşünüyorum. Yeni kumaşları renk renk ayırıp yıkamak gerçekten çok zaman alıyor. 


Türkiye'nin ilk sıvı bulaşık deterjanı olan Pril de yine Henkel'in bize hediyelerinden biriydi. Her mutfağın vazgeçilmez ürünlerinden biri olan Pril'in farklı tüketici ihtiyaçlarına hitap eden geniş bir ürün yelpazesi olduğu da yine bilinen bir özelliği.  




Evet, güzel bir etkinliği daha bitirmenin mutluluğu ile önce takip eden ve okuyan herkese kucak dolusu sevgiler sunuyor ve destek olan tüm sponsorlarımıza sonsuz teşekkür ediyorum :)







21 Haziran 2016 Salı

MİNİŞ BİR ELBİSE

Merhabalaarr, 

Minik bir elbiseyle geldim bu sefer. 


Tabii ki kalıbımız Burda çocuk dergisinden, hatta sanırım kapaktaki model.  


Bu şirin elbiseyi oğlumun sınıf arkadaşına doğum günü hediyesi olarak diktim. Arkadaşlarına oyuncak dışında hediye alınamayacağı konusunda inat eden küçük beyimize yine "kıyafet alalım mı" diye sordum, cevabı uzuuuun bir çemkirmeyle (kime çektiyse) "hayır" oldu. Sonra ben mi diksem acaba diye bir teklif sundum zat-ı alilerine ve elimdeki en uygun malzemeleri önüne serdim. Şaşırttı beni ve sevdi fikrimi, beraber model seçtik ve kalıp çıkardık. 


Kumaş tülbent gibi biri beyaz biri yavru ağzı renginde iki kattan oluşuyordu. Sanırım beyazı astar niyetiyle içine eklemişlerdi ve ben de astar olarak kullandım zaten. Üst bedeni çok kolay oldu. Modelde alt kısmı büzgülü aslında ama ben bir türlü düzgün büzgü yapamayınca pili yapmaya karar verdim. Belinin de ön kısmına desenli bir kurdele arkasına da aynı kalınlıkta kuşak yaptım. İlik açmaya fırsatım olmadığı için arkasına çıtçıtlar ve üzerine düğme diktim. Burada ütüsüz olduğu için çirkin duruyor ama fıstığımızın üzerinde gayet güzel duruyordu.      


Elbiseyi bitirip baktığımda yine hayran olmuştum! Ama beni asıl mutlu eden şey, elbisenin sahibi olan pembimizin [okulda pembi diyorlarmış :)] annesinin, el emeğinin değerini bilen ve saygı duyan harika bir anne olmasıydı. Teşekkür etmek için beni aradığında, annesinin de terzi olduğunu ve bu işin içinde büyüdüğü için ne kadar emek verildiğini çok iyi bildiğini anlattı. Belki gerçekten çok ahım şahım değildi elbise farkındayım ama o telefonda bana emeğimin ne kadar değerli olduğunu hissettirdi. İşte o zaman iyi ki dikmişim diye sevinç çığlıkları atıyordum içimden. Bir dee doğum gününde giyilecek kadar güzel olmadığı halde doğum gününde de giydirmişti ki, siz düşünün artık mutluluğumu :D Doğum günü hediyesi bana verilmişti sanki. 

Evet diktiğim her şeye çok emek harcıyorum ama bitirdiğim zaman çektiklerimin hepsini unutuyorum. Şu küçücük elbise ile dört akşam uğraştım ama bitince bütün yorgunluğum da bitmişti. Nedense bazen yaptığım işi basite indirgiyorum sanırım. Geçenlerde Türkan'cım da bir yorumunda emeğimizin ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatmıştı bana. Aslında bana öyle günlük giymek için onu dik bunu dik diyenlere de kızmıyor değilim hani. Ben bir çok işimi yarım bırakıp hatta uykumdan vazgeçip zaman ayırıyorum dikişe. 

Ay şimdi aklıma ne geldi, anlatmam lazım hemen :) okuyunca bana yuh diyeceksiniz eminim ama olsun yine de yazıciimmm :) 

Daha liseye falan gidiyorum annemin zoruyla çeyizim için dantel yatak örtüsü takımı örmeye başladım. Bana dantel ördüren annem de elbeziden başka bir şey öremez, dantelin D sinden anlamaz yani. Neyse kullanmayacağım şeyleri bana niye ördürüyorsun diye istemeye istemeye başladım dantele. Örüyorum ama bakıyorum yanlış oldu kaç sıraysa artık umursamadan söküyorum baştan örüyorum. Bir şey yapıyorsam düzgün olacak arkadaş, o zamanlar çok titizim :P Öyle öyle bir çarşaf iki yastık kenarını bitirdim. Onları bitirmem baya bir zaman aldı sonra bıraktım ve bir süre de sandıkta beklediler. Annem baktı evlenme çağımız geliyor Hande'nin de bunu bitirmeye hiç niyeti yok, bitirmesi için kuzenimin eşine verdi dantelleri. 

Bir gün oturuyoruz Sevim ablam bir çarşaf kenarının yarısını falan yapmış, çok bilmiş yılların dantel duayeni ben de yaptığını kontrol ediyorum. Anaaaa yanlış yapmış ya, trabzan sayıları farklı farklı, köprü yapmamış kare yapmış, nasıl olur çokta güzel dantel yapar halbuki!!!!  
Atmaca gibi atladım tabi hemen (rica ederim kullanmayacak olsam da sonuçta çeyizim bu benim) "yanlış yapmışsın Sevim abla olmamış bu" dedim (bak içimden yine geçti "terbiyesiz", hatırladıkça kendime terbiyesiz derim de :). 
Çok biliyorum ya tek tek de gösterdim yanlışları. Rahmetli halacım da her zaman olduğu gibi yine benden taraf oldu ve gelinine sen benim yeğenimin işine özenmedin de oydu da buydu da diye bir sürü çemkirdi. Neyse ki Sevim ablam takmaz öyle şeylere o da ona çemkirdi :) Kattım mı ortalığı bir birine :D 

Ve tabii ki o dakikadan sonra ablam o dantele bir daha elini sürmedi. Ben suratıma atmadığına şükrediyorum aslında (yapardı da niye yapmadı ki acaba!!!). 

Sevim ablam yaa çok güzel insandır kendisi, neşe doludur. Çok seviyorum seni Allah gönlüne göre versin her şeyi, neşen hep daim olsun.

Öyle işte gördüğünüz gibi ben de bir zamanlar emeğin kıymetini bilmeyen bir insanmışım meğer. Şimdi kalkmışım bana sokakta giymeye etek dik demeyin diyorum :) 
Gençlik işte yaa, sanırım o zamanlar insan karşısındakini kırabileceğini düşünemiyor. Büyüdükçe fark ettim ki, ben insanlara güzel şeyler söylediğimde daha mutlu oluyorum. Blogum da güzel yorumlar aldığım zaman hissettiğim mutluluğu herkesin hissedeceğini bildiğim için de herkese güzel yorumlar yazmaya çalışıyorum. Kalp kırmanın kimseye faydası yok bilakis faydalı olan insanları mutlu edebiliyor olmak. Yani en azından ben mutlu edince mutlu olan türden bir insanım :) Eğer birini kırdıysam günlerce onun vicdan azabını çekerim. Amaaann çok uzattım. Eski yazılarıma benzedi dimi uzun uzun :) Neysem haydin hepinize byyyyyy 

aaaaa bu arada dantel ne mi oldu? Sevim ablanın kardeşinin gelini bitirdi. Gayette güzel oldu, isteyince oluyormuş değil mi Sevim hanııımmm :))) 


      




















        

5 Ocak 2016 Salı

Pratik pijama pantolon kalıbı ve ağ dikişi

Yeni yılın ilk yayınından merhaba ve tabii mutlu yıllar, 

Bugün sevimli bir dikiş projesiyle geldim bloguma. Bu projeyi özellikle youtube kanalıma eklemek için hazırladım. Bilmiyorsanız söööyliimm benim de bir youtube kanalım var artık ;)   

Dikişle ilgili bir çok şeyi internetten ve blog arkadaşlarımdan öğrendiğim gibi bu yöntemi de yine blog arkadaşım by Antigone'den öğrendim. O zaten bu kalıbı blogunda oldukça detaylı anlatmıştı. Ama ben youtube kanalıma ekleyebileceğim en pratik yöntemlerden biri olduğu için ağ dikişini de ekleyerek videoya aktarmak istedim. 





Şimdiye kadar hep eşime fotoğraf çektiremediğimden yakınmıştım. Şimdi çıtayı bir tık daha yükselterek video çekmesi için yalvarıyorum. Kendime eziyet etmeyi seviyorum sanırım :)  

Dikiş ustalarımızın affına sığınarak, naçizane bilgilerimle hazırladığım videomu seyre buyurmaz mısınız efendim :)  


Gerçekten çok acemice oldu ama daha iyisini yapana kadar benim için en iyisi bu. 
Ben çekerken de izlerken de çok eğlendim, herkese tavsiye ederim.   


Not : Ben belini 2-3 cm fazla kestim ve tek kat kıvırdım siz iki kat kıvıracaksanız 4-5 cm kesmelisiniz. 

24 Kasım 2014 Pazartesi

Bir Retro Bir Vintage

Günaydın, herkese hayırlı haftalar

Geçenlerde annem bana güzel bir ekose kumaş almış. Bende ondan basit bir elbise dikmeyim istedim. Ama kumaş az olduğu için ortaya tunik tarzında bir şey çıktı. 

Elbiseyi bitirip üzerime giydiğimde 60-70'li yılların minicik elbiseli hanımlarına benzettim kendimi. Niyetim kesinlikle retro bir model dikmek değildi ama ortaya öyle birşey çıktı. 


Elbisemin kalıbı Creazion Elişi Dikiş Dergisi son sayısındaki elbise modeli.

Bu kalıpla iki tane de hırka diktim. Trikolar için çıkarılmış ve sadece iki parçadan oluşan bu kalıp bence çok kullanışlı.

 


21 Ekim 2014 Salı

Creazion Elişi Dikiş Dergisi Çekiliş Sonuçları

Günaydıınnnn

Dün akşam Creazion Elişi Dikiş Dergisi çekilişimiz son buldu. Öncelikle katılan tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.

Kazananları bu sabah random.org ile belirledik.

İşte dergiyi kazanan üç talihlimiz.

17. Yaseminniey Krsygt
22. Selma Arslan
28. Limon Hobi

Arkadaşlarımı tebrik ediyorum ve adreslerinizi bana mail ile göndermenizi rica ediyorum. Dergilerinizin en kısa sürede tarafınıza ulaşmasını sağlayacağım.

Tekrar tebrikler.

Sevgiler,




8 Ekim 2014 Çarşamba

Elişi Dikiş Dergisi Çekilişi

Merhabalar,
Geçmiş bayramınız kutlu olsun.

Bayram ertesi ilk yayınım dikiş değil, çekiliş! 

Aslında aylardır taslak olarak bekleyen bir çekiliş projem var. O hala bekleye dururken, Creazion Elişi Dikiş Dergisi yetkilileri, blogumda yapacağımız bir çekiliş ile üç kişiye 2014/03 Eylül-Kasım sayısını hediye etmeyi teklif etti. Tabii ki bu fırsatı kaçırmak istemedim bende. :) 

Kendilerine teşekkür ediyorum ve çekilişimizin şartlarına geçmeden önce hediye edeceğimiz sayıda neler varmış bir bakalım diyorum.


24 Şubat 2014 Pazartesi

Bakın ne buldum; Burda Dikiş Okulu

Geçen gün Burda'nın Klasikler sayısını almak için Nezih kitapevine uğradım. Ama nezihin o nezih rafına yaklaştığımda başka birşey gördüm.
 
Burda'nın Dikiş Okulu dergisi. Üzerinde Resimli anlatımlarıyla adım adım dikiş keyfi yazıyordu. Belki de tam aradığım şey buydu! Hemen kaptım ve diğer dergiyi aramadan ödemeyi yapıp hızla oradan uzaklaştım.
 
 
Tahmin ettiğim gibi geçmiş Burda sayılarındaki dikiş okulu sayfaları bir dergide toplanmıştı. Ama olsun bendeki dergilerde bu modeller yoktu.


17 Eylül 2013 Salı

Yeni dergimiz : Creazion Elişi Patronlu Dikiş

Herkese hayırlı ve mutlu günler dileyerek yazıma başlıyorum.

Bugün sizlere yeni bir dikiş dergisinden bahsedeceğim. Belki bilenleriniz, görenleriniz vardır ama ben yine de paylaşmak istedim.

Geçen hafta çarşamba günü oğlumuz Ali'nin okulunun tanışma toplantısı vardı. Toplantı sonrası kendimizi bir AVM'ye attık. Ali babasıyla oyun parkında oynarken bende D&R'a girdim. Yine her zaman olduğu gibi yerli yada yabancı alternatif bir dikiş dergisi aramaya başladım. Artık Burda'dan sıkılmaya başladım çünkü. Ve işte bu sefer elim boş dönmedim. Yine altın bulmuş gibi sevindim doğrusu :)

Evet kızlar artık yeni bir dikiş dergimiz var adı EL İŞİ DİKİŞ.