25 Nisan 2016 Pazartesi

BAKIRKÖY PAZARI VE PİJAMA TAKIMI

BEEEEN GEEEELLLLDİİİMMMMM :)

Merhaba güzel insanlar,

.................................................... yarım saattir düşünüyorum düşünüyorum ne yazsam bulamıyorum. Yazmayı da unutmuşum! 

O zaman fotoğraflardan ilerleyelim bakalım. 

Tanıdınız mı pazarı? 

Evet Bakırköy Cumartesi pazarı ve benim bu pazarda tek gittiğim bölüm "kumaşçılar". 

Doğru, çok kumaşım var ve hala da gözüm doymuyor. Vakit bulup dikebilsem sorun yok aslında ama boş vakit kısıtlı işte.  

Neyse, pazara gitme amacım sadece dikmeyi planladığım elbise için dantel almak ve biraz dolaşmaktı. 

Ama bu sefer benim hiç suçum yok, beni zorla almaya teşvik ettiler. Hep şu aşağıdaki fotoğrafta gördüğünüz tezgahın "bozuk yok abla dönüşte verirsin" diyen sahibi yüzünden.  

Ona para bozduracağım diye 4 parça (10 metre) kumaş aldım. Sonra onun tezgahına gidip borcumu vermek yerine bir 5 parça kumaşta ondan aldım. 

Ve sonuç

5 adet pijamalık, 1 gömleklik, 1 elbiselik, 1 hırkalık, 1 pantolonluk, 2 adet de küçük dantel parçası. He bir de 10-15 metre kadar lastik. Onun da hikayesi şöyle; lastiği yerden çekiyorum çekiyorum ucu gelmiyor, çekiyorum gelmiyor en son usanıp kucağımdaki koca lastik tomarını gösterip "bunun ucu nerede" dedim adama geldi biraz da o çekti ama ucunu bulamadı. En sonunda bir yerinden kesip "al abla hepsine 5 lira ver yeter" diyerek tıkıştırdı poşetime. Öyle yani ben istemedim :)   

Aslında hepsine sevindim ama en çok sevindiğim şu yeşil triko oldu. Geçenlerde bir mağazada gri bir hırka gördüm, kumaşı çok güzeldi, çok basit de bir modeli vardı. Öyle bir hırkaya ihtiyacım vardı ama paraya kıyıp almadım, ben bunu dikerim dedim. Zaten dikişe başladıktan sonra alış veriş yaparken çok zorlanır oldum. (Nedense bir tek kumaş alırken zorlanmıyorum) 
Neyse yerdeki kumaşları karıştırırken birden bu geldi elime, baktım aynı doku, yumuşacık, sadece rengi yeşil ama olsun bu renk hırkam yoktu zaten dedim ve aldım hemen tabi. Bakalım aynısını dikebilecek miyim.   

İşte kendime diktiğim ilk pijamanın kumaşları. 


 
Üstü önce dışarıda giyerim diye bol bol kestim sonra birden pijama üstü yapmaya karar verdim. Daraltmakta istemedim böyle bol kalsın bakalım.  

Bu kumaşımın renkleri kadar dokusu da çok güzel yumuşacık ve inanılmaz kolay dikildi. 
 
Pijama üstünün yakasına pat yapayım dedim, dikmeye dikmeye onu da unutmuşum, bir süre düşündüm nasıl yapılıyordu diye. Yamuk yumuk oldu ama yaptım sonunda. Sonra da "e ben buna pat yaptım da yakasını nasıl yapacağım şimdi" diye düşünmeye başladım. Yakaya bant döndüm baktım güzel durmadı, kısıtlı sayıdaki düğmelerimden (bakınız) birkaç tane diktim önüne.     


İşte böyleeee,

eee hadi size de bana da iyi haftalar olsun o zaman :) by  




5 Ocak 2016 Salı

Pratik pijama pantolon kalıbı ve ağ dikişi

Yeni yılın ilk yayınından merhaba ve tabii mutlu yıllar, 

Bugün sevimli bir dikiş projesiyle geldim bloguma. Bu projeyi özellikle youtube kanalıma eklemek için hazırladım. Bilmiyorsanız söööyliimm benim de bir youtube kanalım var artık ;)   

Dikişle ilgili bir çok şeyi internetten ve blog arkadaşlarımdan öğrendiğim gibi bu yöntemi de yine blog arkadaşım by Antigone'den öğrendim. O zaten bu kalıbı blogunda oldukça detaylı anlatmıştı. Ama ben youtube kanalıma ekleyebileceğim en pratik yöntemlerden biri olduğu için ağ dikişini de ekleyerek videoya aktarmak istedim. 





Şimdiye kadar hep eşime fotoğraf çektiremediğimden yakınmıştım. Şimdi çıtayı bir tık daha yükselterek video çekmesi için yalvarıyorum. Kendime eziyet etmeyi seviyorum sanırım :)  

Dikiş ustalarımızın affına sığınarak, naçizane bilgilerimle hazırladığım videomu seyre buyurmaz mısınız efendim :)  


Gerçekten çok acemice oldu ama daha iyisini yapana kadar benim için en iyisi bu. 
Ben çekerken de izlerken de çok eğlendim, herkese tavsiye ederim.   


Not : Ben belini 2-3 cm fazla kestim ve tek kat kıvırdım siz iki kat kıvıracaksanız 4-5 cm kesmelisiniz. 

13 Aralık 2015 Pazar

Ümraniye Kumaş Çarşısı ve son diktiklerim

Günaydııııınnn 

Geçtiğimiz cumartesi günü bir bahaneyle uzun zamandır gidemediğim Ümraniye kumaşçılar çarşısına gittim. 




Özellikle pijamalık kumaşlara baktım. Ama aradığım gibi desen ve dokuda kumaşlar bulamadım . 


Yazlık olsa da çok güzel penye kumaşlar aldım. Artık kısmetse yaza bunlarla bir şeyler dikerim. Bir de çok güzel bir triko kumaş aldım. 


Hiç aklımda yokken triko kumaştan ablama (görümcem) bir tunik dikesim geldi. Daha önceki triko dikme deneyimlerimin aksine dikimi inanılmaz kolay oldu. Kumaşta kayma, atma vs gibi hiç bir problem olmadı. 



Tuniğimizin kollarına ve yakasına bant döndüm. Bu bant tekniğini temiz durduğu için çok seviyorum. 


Bir de yine ablama acilinden bir yelek diktim. Kumaşa uygun astar bulamayınca yeleği astarsız dikmek zorunda kaldım. Ayrıca aynı renk ipim olmadığını da fark edince yakasında siyah ip görünmesin diye dantel döndüm. 
   

Şimdilik benden bu kadar. Bugün gidebilirsem tuhafiye fuarına gideceğim ve en kısa sürede sizinle paylaşacağım. İyi pazarlar :)    

23 Kasım 2015 Pazartesi

BEŞİKTAŞ TEMALI DOĞUM GÜNÜ PARTİMİZ

Merhabalaaarr, 

Geçtiğimiz hafta cumartesi canım oğlumun doğum gününü kutladık. 


Sizi önce doğum günü çocuğumuzun annesiyle tanıştırayım, by Hande Erdede. Tanımıyorsunuzdur falan!!! 

Bol koşuşturmacalı bir gün olacağını tahmin ettiğim için rahat bir kıyafet tercih ettim. Siyah gömlek ve pantolonuma renk katmak içinde dore babetlerimi giydim. Boynumdakini kıyafetime uyduğunu görünce fotoğraf çektirmek için boynuma geçiriverdim sadece. Bütün gün onunla dolaştım sanmayın :) 

Doğum günü hazırlıklarımız böyle başlamadı, 

böyle başladı 
Ben tam bütün tasarımları bitirmişken bizim ki vazgeçip Beşiktaşlı istiyorum dedi. 

Mecburen her şeye baştan başladım.

Önce A5 ebadındaki kağıda uygun şekilde tasarladığım davetiyelerimizi hazırladım.  


Ortaya kartal resminizi koyup kenarları beyaz bıraktım. Kenarları da katladığımız da zarf şeklinde bir davetiyemiz oldu. Açık kalan tarafını da yine kendi hazırladığım etiketle birleştirerek kapattık. 

    
İç tarafını ise yukarıdaki gibi tasarladım. 

Bizimkinin üç ayrı arkadaş grubu vardır, okul arkadaşları, mahalle arkadaşları ve kuzenleri. Biz doğum gününü evde organize ettiğimiz ve evimiz biraz minnacık olduğu için mahalle arkadaşlarıyla küçük bir kutlama yapmayı tercih ettik. 

A3 ebadında hazırladığım kapı süsümüzü etrafını balonlarla süsleyip kapımızın dışına astık. 
  
    
 Duvar flamamızı pinterestten buldum ve ortalarına harfler ekledim. Bizimkinin ismi biraz uzun olduğu için sadece baş harflerini yazmayı tercih ettim.

Bunların dışında bol bol da Beşiktaşlı balonumuz vardı. Evi süsleme görevini verdiğim kardeşim ve yeğenim tarafından şişirilip koltuğun arkasına atılan balonlar gün boyunca kimse tarafından fark edilmedi ve hiçbir işe yaramadı. Ayrıca bunlardan hareketli şarkılardan oluşan bir cd hazırlamalarını istedim. Bulamamışlar!!! mumları Beşiktaş'ın hadiiii hisseeeettt şarkısıyla üfledik. 
Sonra da bana hiç bir şeyi beğenmiyorsun diyorlar, beğenmem tabiiii :) bir işi de doğru yapın dimi. 
Neyse balonları akşam itinayla patlattık ve bıcırlar kendi kendilerine oyuna dalınca müziğe falan hiç ihtiyaç olmadı.
Ben de bulmuşum da bunuyorum dimi. Ama oğlumun 3. yaş doğum gününü itina ile organize eden teyzesini bu sene organizasyon dersinden sınıfta bıraktık. :)         


Pastamızın güzelliğinin gözlerinizi kamaştırdığını ve ağzınızı sulandırdığını tahmin edebiliyorum. Yeğenim pasta taşımakla top poşeti taşımayı karıştırdığı için pastamız geldiğinde bu haldeydi. Sağlık olsun dedik ne yapalım.   


Gelen çocuklarımızın hepsi farklı farklı takımları tutuyordu. Daha kapıdan girerken "bunlar da her yeri Beşiktaşlı yapmışlar" "sen benim Beşiktaşlı olmadığımı bilmiyor musun" "niye benim takımdan yapmadım" şeklinde bol bol çemkirdiler. :) Çocuğum mum üflerken yanındaki bıcır hala "sen benim Fenerbahçeli olduğumu bilmiyor musun" diye mum üfleme anını sabote etmeye devam ediyordu. Ama sonuçta yemeklerini o Beşiktaşlı tabaklarda yedirdim onlara, nihahahaaaaa :D Bayılıyorum ben bunların küçücük akıllarından çıkan kocaman laflara, hepsi çok tatlılar maşallah. 




Sağ olsunlar kayınvalidem, annem, görümcem ve arkadaşım bir sürü şey yaptılar ben bir tek poğaça yaptım o da tuzsuz oldu.     
  

Eritip çekilmiş kuru yemiş ile karıştırdığım çikolatayı silikon kalıplarla şekillendirdim ve poşetlere koyup misafirlerimize hediye ettik. 


Poşetlerin ağzına zımbaladığımız kapaklar yine benim tasarımımdı.

Doğum günümüzü bu şekilde geçirdik çok şükür.  

Allah hepimizin evladına nice nice uzun, mutlu, sağlıklı, başarılı, güzel yıllar nasip etsin İnşAllah.    



17 Kasım 2015 Salı

Blogger Bazaar 7 Etkinliği


Bu hafta sonu, facebook ve  Instagram hesaplarımdan da duyurduğum gibi blogger Bazaarr 7 Etkinliğine katıldım. Aslında etkinlikten 3-4 gün önce haberdar olmuştum. Hafta sonu da oğlumun doğum günü partisi sebebiyle çok yoğun olacaktı ama ben yine de katılmayı çok istiyordum. Cumartesi doğum gününü yaptık, pazar günü de ben işlerimi halledip etkinliğe kaçtım. Yalnız gittiğim için çok keyifli olmasa da en azından ortamı görme, sevdiğim bir iki bloggerla tanışma fırsatı buldum. 

En başından nasıl gittim, ne yaptım, kimleri gördüm, neler aldım tek tek anlatmaya başlıyorum. 


Ne zaman kendim için bir plan yapsam mutlaka bir aksilik çıkar! 

Ben çok rahat gideceğimi sanıyorken, hafta sonu maraton olduğunu ve bir çok yolun kapalı olduğunu öğrendim. Ancak, etkinliğin yapılacağı otel evimize uzak olmasına rağmen kendime çizdiğim güzergahla rahatça gidebileceğimi düşündüm. Toplu taşıma araçlarını kullanacaktım ve kısa zamanda etkinliğin yapılacağı otele ulaşacaktım. Metroya yakın bir semtte oturduğumuz için önce metroya binecek ve İTÜ durağında inip 5 dakika yürüyerek otele ulaşacaktım. Saat 14 gibi yola çıktım! 

Günlerden pazar ve hava da güzel olunca benim gibi herkes sokaklara atmış kendini ve bir yerlere gitmeye çalışıyordu. Ama gitmek ne mümkün, otobüslerin hiçbiri gitmesi gereken istikamete gitmiyordu. Metro durağından geçmesi gerekenler metroya gelmeden geri dönüyordu. Neyse ki 10 dakika kadar bekledikten sonra metro durağından geçen tek otobüs geldi ve bindim. 


Saat 14.30 gibi Metro peronuna indim! Ama sadece indim, binemedim!!! Şansıma metro bozulmuştu. Yarım saat araç gelmedi. Yarım saat sonra gelen araçlara ise binmek kesinlikle mümkün değildi. Kendime 10 dakika verdim. Eğer 10 dakika içinde binebileceğim bir araç gelmezse eve dönecektim. Alışmıştım artık kendim için yaptığım her şey de aksilik çıkmasına, garipsemedim. Kendime fazladan verdiğim 10 dakikayla birlikte 40 dakikamı metro peronunda geçirdikten sonra gelen aracın kapı kenarında bir yer bulup ilişiverdim. İTÜ durağında indim!


Otel ve durak öyle bir yerde ki indiğiniz yerden otele gitmek için tam bir zig zag çizmeniz gerekiyor. Terziyiz ya zig zag bizim işimiz dedim, pes etmedim ve o yolu da hallettim.   


Nihayet otele girebildim! 



Blogger Bazaar için otelin üçüncü katında bir salon ayrılmıştı. Baştan bakmayı planladığım standların hepsini unutup yabancı yabancı dolaştım aralarında. Hepsi çıktıktan sonra aklıma geldi. 

Sosyal medyadan da takip ettiğim Paw by Nes ve Elvin Levinler'in standlarını özellikle ziyaret etmek istiyordum, fotoğraflarını da çektiğim halde standlarına öylece uzaktan bakıp geçmişim. 


Yine sen çok biliyorsun'un standını da çok merak ediyordum. Onunda önünden geçip gitmişim. O kadar çok stand vardı ki o an hiçbiri aklıma gelmedi. 






Daha sonra yeni takip etmeye başladığım bloggerlardan biri olan Özge Çelik'e uğradım. Çok garip ama ilk gördüğünüz anda pozitif enerjisini hissediyorsunuz. Resmen ışık saçıyor etrafına, bakar mısınız gülüşünün güzelliğine.   


Özge Çelikten sevdiklerime hediye etmek için bu şirin bileklikleri aldım. Sonra niye daha fazla almadım diye çok pişman oldum. 

  



Yine görmeyi çok istediğim standlardan biri de"Sormak, bilmekten iyidir diyen" Soran anne Çiğdem hanım'ın standıydı. Çok şirin örgü bebekler vardı standında. Aslında bebek almak gibi bir niyetim hiç yoktu sadece tanışmak için uğradım yanına. Çok yeni takip etmeye başladığım bir blogger olduğu için de Zuzucanların kendi üretimi olduğundan hiç haberim yoktu. 

Bana bebeklerin %100 Türk malı olduğunu, sigara içilmeyen ortamda ev hanımları tarafından üretildiğini, boncuk, metal, ahşap ve plastik içermediği için tamamen sağlıklı ve güvenli olduğunu anlattı. Hiç aklımda yokken çok anlamlı bir hediye olacağına inandırdı beni. 



Hem çok da şirinler baksanıza, sizce de öyle değil mi?  

Ben bir akrabamızın 1 yaşındaki bebeği için Kıpırcan'ı aldım. İnşallah kendisi de sever oyuncağını.  


Bu arada etkinlikten ayrıldıktan sonra o gün Çiğdem hanımın doğum günü olduğunu öğrendim. Kendisine sevdikleriyle nice mutlu yıllar diliyorum :)  

Geçen sene kaçırdığım Blogger Bazaar'a bu sene katılabilmiş olduğum için çok mutluyum. Seneye kısmet olursa bende kendi standımı açabilmeyi, olmadı daha çok bloggerla tanışıp onlarla birlikte misafir olarak katılmayı diliyorum.  

2 Kasım 2015 Pazartesi

Pijama

Merhaba, Hepimize hayırlı haftalar olsun 

Geçtiğimiz ay instagram'da byAntigone sayesinde kumask_ Nalan hanım'ın sattığı güzel kumaşlarla karşılaştım. Özellikle çocuklar için pijamalık harika kumaşlar olduğunu görünce, bir pijama dikme sevdasına kapıldım ki sormayın. Zaten çok uzun zamandır çocuklar için böyle kumaşlar arıyordum ama istediğim gibi bir şey bulamamıştım. 



İlk defa sanal olarak kumaş alışverişi yapacağım için denemelik birkaç kumaş almayı uygun gördüm. Ama gelen kumaşlar beklediğimden de güzel çıktı.  

Bu aralar dikişe fazla zaman ayıramadığım için şimdilik sadece iki tanesini dikebildim. 


Kalıpları Burda çocuk sayısından çıkardım. Dikimi kolay olsun diye üstü reglan kollu bir model seçtim. Yaka, bilek ve etek kısımlarına kendi kumaşından manşetler ekledim.   


Alt pijamanın da yine bel ve paça kısımlarına manşetler yaptım. 


Bir metre kadar bir kumaştan böyle bir pijama takımı çıktı. 


Yakasını yine çok beğendim


Ertesi gün dayanamayıp ikinci kumaşı da kestim. Ondan da oğlum ve kuzenlerinden birine (en küçüğüne kumaş yetmedi) birer yazlık pijama diktim. 



Ben bu pijama işini çok sevdim en kısa zamanda yeni kumaşlar alıp daha çok dikmek istiyorum.