10 Ağustos 2014 Pazar

KİMONO

Bir kimono sevdası aldı başını gidiyor. Başta pek kendisinden haz etmesemde hepinizin dikip dikip paylaşıyor olması beni de heveslendirdi.

Önce kimono neymiş onu araştırdım, bu önemli. 

Neden mi? 

Çünkü çoğumuz tarafından ya sabahlık olarak kullanıldığı yada geyşaların giydiği bir sahne kıyafeti olduğu sanılıyor kimononun.

Kimonoyu diktiğim sırada eşimle aramızda geçen diyaloğu okursanız ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız.
Eşim : ne dikiyorsun
Ben : Kimono
E: hımmm kime
B: kendime
E: evde mi giyeceksin
B: hayır bayramlık
E: sabahlık gibi emin misin
B: (çemkirerek) evet ne var ki herkes giyiyo artık vır vır vır vır vır vırrrrrrrr
E: hımmmm olduu !!!!!

Bir yandan da içimden "sanki gerçekten sabahlığa benziyor yaa" diye geçiriyorum.  
Bu konuşmanın sonucunda araştırdım ve gördüm ki yanlış biliyormuşuz.

Kimono aslında Çin ve Japonyada kadın erkek herkesin giydiği geleneksel bir kıyafetmiş. Bilmediğimizden aklımızda sabahlık olarak yer etmiş.

Bakın dersime çalıştım da geldim, okuyalım;




Kimono 5. yy.dan itibaren Çin ile Japonya arasında başlayan yoğun kültürel ilişkiler sırasında Çin hanfusundan etkilenme yoluyla ortaya çıkmıştır. Kimono, kosode adı verilen ve iç çamaşırı niyetine kullanılan giysiden türemiştir. Modern kimono Japonya'nın Heian döneminde (7941192) günümüzdeki şeklini almaya başlamıştır. O dönemden beri hem erkek hem de kadın kimonosunun temel biçimi değişikliğe uğramadan kalmıştır.

Kimono T şeklinde, ayak bileğine kadar uzanan düz hatlı, yakalı ve uzun kollu bir giysidir. Geleneksel olarak, özel günlerde evlenmemiş kadınlar hemen hemen yere kadar uzanan çok geniş kollu kimonolar giyer. Giysi gövde etrafına sarılır ve her zaman sol taraf sağın üstüne gelir. Obi adı verilen geniş bir kuşak ile de arkadan bağlanır.
Geleneksel olarak tüm kadın kimonoları tek bedendir. Kimono giyenler, kendi bedenlerine uydurabilmek için kumaşı katlayarak vücutlarına sarar. Kimono tek bir kimono kumaşı topundan üretilir. Kumaş topları standart boyutlarda üretilir ve kumaşın tamamı tek bir kimono yapmak için kullanılır. Tüm geleneksel kimonolar elde dikilir, hatta kimono kumaşları da genellikle elde dokunup bezenir. Kimono kumaşı üretilirken, pirinç kolası ile yapılan Yuzen boya koruma tekniği, shibori ve el ile boyama teknikleri kullanılır. (alıntı)


Kadın ve Erkek Kimonoları

Bildiğim kadarıyla bir kaç yıldır var bu kimono trendi. Ama bizler bir çok ünlü markanın kimonoyu günlük hayata adapte etmesi sayesinde bir nevi yeni yeni hayatımıza sokmaya başladık kendisini. Açıkçası benim ilgimi çekmesi ise blogger arkadaşlarım sayesinde oldu.

Ünlü markalar, püsküllü püskülsüz, uzun kısa değişik değişik modellerde üretti ve bizler kotlar, şortlar, etekler, günlük tşörtler, sandeletler, stilettolar, botlar ve hatta mayoyla bile kombinlenebilen çok kullanışlı bir parça haline getirdik onu.

İstediğiniz her parçayla rahatça kombinlenebilmesinin yanında bohem tarzını sevenler içinde vazgeçilmez bir parça. Ayrıca kumaş pantolon yada kalem eteklerle kombinlendiğinde de ofis şıklığınıza şıklık katması da muhtemel.
Nereye çekseniz oraya gelir yani bu parça. :)

Basit modeliyle biz dikiş dikenlere de "yarım saatte dik giy çık" yaptıracak kadarda avantajlı.

Bende ilk başlarda kendisine sabahlık gözüyle bakıp, ay bu sokakta giyilir mi canım asla giymem diye düşünsemde. Dikip paylaşan, giyip giyip salınan siz sevgili blogdaşlarım sayesinde fikrimi değiştirdim. Gerçi siz dike dike modasını geçirdiniz ama olsun ben severim modası geçmiş şeyleri de dikmeyi :)

Tamda ona göre güzel bir kumaşım vardı. Zaten sadece kimono olacak kadardı.

Kalıp çok basit olmasına rağmen ben günlerce hepinizin diktiği kimonolara bakıp bakıp nasıl kessem nasıl kessem diye düşündüm durdum. O kadar düşündüm ama her zaman olduğu gibi işin kolayına kaçıp aşağıdaki gibi bir kalıp kestim. Omuz dikişi yok sadece kol altlarından birleştirip yakasına kalın biye döndüm ve bitti.   


Her ne kadar çemkirsemde, bende pek sevmiyorum eşimin beğenmediği şeyleri giymeyi. Yine de fotoğraf çektirmek için de olsa deniz kenarında giydim kimonomu. Şimdilik dolapta bekliyor, muhtamelende giymeyeceğim ama illa ki birine hediye ederim.





Ben rahatsız birşey olacağını sanıyordum ama hakikaten çokta rahatmış. Belki daha sade kumaşlarla bir kaç tane sokakta giyilebilecek şeyler dikebilirim.  
  

  
Bu arada yıllardır giydiğim bu kot şortumun ceplerini de ütüyle yapıştırılan metal boncuklarla süsledim.
 
Bu boncukları koca bir poşet halinde Bakırköy pazarından almıştım. Yıkandığında düşmeyeceklerinden emin olsam her şeye yapıştırırım, o kadar sevdim yane.


Bir kimonoya bu kadar yazı yazılır mı arkadaş :D ne kadar önemsemişim meğer...